BARIŞ PINARI HAREKÂTININ AMACI ‘KUKLA KÜRDİSTAN DEVLETÇİĞİ’ PLANINI BOZMAKTIR!

Türkiye’nin Barış Pınarı Harekâtı 9 Ekim günü başladı. 8 gündür devam ediyor. Bu harekâtın amacı Suriye’nin kuzeyinde bizim güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan sözde Kürt Devletçiğini, aslında ikinci İsrail Kukla Devletçiğini dağıtmaktır. Bu harekâtın, Terör Koridorunu bertaraf etmek ve hem ülkemizin hem de Suriye’nin devlet egemenliğini ve toprak bütünlüğünü sağlamaktan başka bir amacı yoktur. ABD ve İsrail gibi emperyalistlerinin amacı Barzanistan’dan Akdeniz’e kadar uzanan kukla bir devletçik kurmaktır. Bu apaçık ortaya çıkmıştır. Bunu Mısır’daki sağır sultan bile bilmektedir. Bu Kukla Devlet Projesine Diyarbakır’ımız ve Güneydoğumuz da dahildir. Amaç Irak’tan, İran’dan, Suriye ve Türkiye’den koparılacak parçalarla sözde bir Kukla Kürdistan kurmaktır. ABD’nin Irak’ı ve Suriye’yi bölme, parçalama, PKK, PYD, YPG, SDG gibi terör örgütlerine binlerce TIR silah vermesinin başka bir gerekçesi olamaz. IŞİD bir bahanedir, görevini tamamlamış ve bugün büyük ölçüde temizlenmiştir. Bu açıdan bu harekât tamamen Türkiye’nin milli güvenliği ile ilgili meşru bir müdafaadır. O nedenle yerden göğe kadar haklıdır, meşrudur ve yasaldır.

MAZLUM MİLLETLERİN BAĞIMSIZLIKSAVAŞLARI HAKLI SAVAŞLARDIR

Tarihte bütün savaşlar emperyalistler, hegemonyacılar ve işgalciler açısından haksız, mazlum milletlerin bağımsızlık, egemenlik ve özgürlük savaşları hep haklı savaşlar olmuştur. Çanakkale Savaşı, Kurtuluş Savaşı Türk Milleti açısından haklı savaşlar, ancak emperyalist işgalciler açısından haksız savaşlardır. Mehmetçiğin yürüttüğü Barış Pınarı Harekâtı da haklı bir savaştır. Türk Ordusu hakkında sinsi ve kirli propaganda yapmak,Türk Milleti içine nifak sokmak fitneciliktir, bozgunculuktur ve ihanettir. Savaşlarda üç cephe olmaz. İki cephe olur. Ya PKK/YPG cephesinde olacağız ya da Mehmetçiğin cephesinde.

DOĞRU HEDEF GÜVENLİ BÖLGE DEĞİL PKK’YI BİTİRMEK OLMALIDIR

40 yıldır süren PKK terörünün kökünü kazımada Türkiye’miz tarihi bir fırsat ele geçirmiştir. Bütün koşullar uygundur. Yeter ki hedefimizi ve stratejimizi doğru belirleyelim. Güvenli Bölge stratejisi hatalıdır, yanlıştır. Hedefimiz PKK’yı 30-35 km ileriye süpürmek değil toptan teslim almak olmalıdır. Güvenli Bölge stratejisinde 30 km ileride PKK yine varlığını sürdürecektir. Bu hedef doğru değildir. Doğru hedef PKK terörünün kökünü kazımak olmalıdır.

BÖLGE ÜLKELERİ İLE İŞBİRLİĞİ VE ORTAK HAREKÂT MERKEZİ

Bu haklı savaşımızda bütün Türkiye düşmanlarının umudu Türk Ordusu ile Suriye Ordusu arasında çıkabilecek bir anlaşmazlık ve çatışmalara bağlanmış durumda. Amerika, İsrail, PKK, FETÖ bunun pususuna yatmış bekleşiyorlar. Basın ve yayın organlarında bununla ilgili yalan haberler yapıyorlar. Kirli propagandalar yürütüyorlar. Böyle bir olaya ihtimal vermiyoruz. Gerek Türkiye Hükümetinin gerekse de Suriye Hükümetinin akılcı ve sorumlu davranacağına inanıyoruz. Ancak bunu kendi haline bırakmadan acilen Suriye Devleti ile diyaloga geçilmelidir. Hatta Türkiye, Suriye ve Irak ortak harekât merkezi kurmalı bu savaşı koordine etmelidir. Böylece PKK’ya kaçacak delik kalmaz. Bölge ülkelerinin işbirliği karşısında Kandil’in beyaz bayrak çekmekten başka çaresi yoktur. Bu strateji daha az şehitle, daha az Mehmetçik kanıyla, daha az maliyetle ve daha çabuk bizi zafere ulaştırır. Hatta tek kurşun atmadan PKK’yı teslim alır. Bu strateji daha önce 25 Eylül 2017 de yapılan Barzani Referandumunda denendi, sınandı ve başarılı oldu. Kerkük’e giren Peşmerge ve PKK kuvvetleri Irak, Türkiye, Suriye ve İran Silahlı Kuvvetlerinin işbirliği ve kararlılığı karşısında silahlarını atıp kaçtılar.

 TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ TARİHİ FIRSAT

Barış Pınarı Harekâtının zaferle sonuçlanması için iki temel stratejiye ihtiyacımız var. Birincisi terörün temizlenmesinde silahlı yaptırım gereklidir, şarttır. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız ve Hükümetinin kararlı duruşu çok olumludur ve güven vermektedir. İkincisi PKK’yı öteye süpürmek değil, toptan kökünü kazımak için bölge ülkeleri ile acilen işbirliği yapmaktır. Eski husumetlere, eski takıntılara takılıp kalmak bizi zafere götürmez. Hatta dostlarımızı kaybetmemize ve iç cephedeki milli birlik ve desteğimizin yara almasına yol açar. Devlet aklı bize her zaman Türkiye’nin çıkarlarını ve başarısını öncelikle gözetmemizi emreder. Bugün şartlar bize altın tepside tarih bir fırsat sunmaktadır. Bunu hükümetimizin doğru değerlendirmesi gerekir.

ZAFER TÜRKİYE’NİN VE BATI ASYA HALKLARININ OLACAKTIR

 Hala Amerika’dan, Avrupa’dan, Batı emperyalizminden umut bekleyen aymazlara sesleniyoruz. Artık Atlantik Çağı bitti. Avrasya Çağı başladı. Yirmi birinci yüz yıl Türkler, Farslar, Araplar, Ruslar, Çinliler ve Hintliler gibi mazlum milletlerin çağı olacaktır. ABD, İsrail ve Atlantik emperyalizmi kaybedecektir. Biz kazanacağız. Amerika’nın kuyruğunda gidenler onların yenilgisini ve utancını paylaşırlar. Hâlbuki gelin Türk Milletinin başarısını ve zaferini birlikte paylaşalım.

Yazar: Meriç Ulukuş
Eklenme Tarihi : 16.10.2019 23:50:00
Yazar : Meriç Ulukuş
Eklenme Tarihi : 16.10.2019 - 23:50:00