İDDİA FARKLI SONUÇ FARKLI!

SMMM Murşit Uz, İYİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk’ün geçtiğimiz günlerde kendisi hakkında TBMM’de yaptığı açıklama ile ilgili olarak basın açıklamasında bulundu. Murşit Uz yaptığı açıklamada, “Öncelikle merhabalar diyor ve 11 ayın sultanı olan Ramazan ayının tüm milletimizin için hayırlara vesile olmasını ve her şeyden önce ülkemize ve milletimize sağlık ve bereketler nasip etmesini diliyorum. Değerli Basın Mensupları 12.04.2020 tarihinde İyİ Parti Denizli Millet Vekili Sayın Yasin Öztürk, Türkiye Büyük Millet Meclisinde 83 Milyonun önünde gerek şahsımı gerekse Türkiye Cumhuriyetinin Bağımsız Mahkemeleri ve Bağımsız Yargı Organlarına ‘Hiçbir gerçeklik yanı olmayan asılsız söylemler yaparak ’’ adeta bağıra çağıra iftira atarak linç girişimde bulmuştur. Kısaca kendimi tanıtarak sözlerime devam edeceğim, Ben, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Mürşit Uz, Yaklaşık 25 Yıldır Denizli de ikamet ediyorum ve  2009 yılından itibaren Mali Müşavir olarak Denizli’mize hizmet ediyor ve bu şehre hizmet etmekten de ayrıca gurur duyuyorum. 2011 yılında Denizli’de, 2012 Yılında Ankara’da yine 2017 yılında Denizli SMMM odasında Bilirkişilik Eğitimlerini aldım. 2018-2019 yıllarında İstanbul Barosunda ve İzmir SMMM odasında Konkordato Komiserliği eğitimlerini aldım. bu kapsamında Bilirkişilik- Kayyımlık ve Konkordato Komiserliği yapıyorum, İyİ Parti Denizli Milletvekili Yasin Öztürk‘ün 12.04.2020 tarihinde Türkiye Büyük millet Meclisinde yapmış olduğu, açıklamalar tamamen mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksundur.

Şöyleki;

Sayın milletvekili ‘’Mürşit Uz’un Denizli Mahkemesinde bir hakimin öz yeğeni olduğunu’’ Bu hakimin, ablasının oğlunu, öz yeğenini bilirkişilik - kayyımlık ve komiserlik görevlerine atadığını ve öz yeğenin aylık olarak 1.000.000,00 TL üzerinde maaş ve gelir aldığını söylemiştir. Milletvekilinin bu gerçek olmayan söylemleri akabinde ertesi gün, millet vekilinin danışmanına ulaşılmış ve bu beyan ve söylemlerin asılsız olduğu, benim hakim olan bir dayımın olmadığı böyle bir kazancımın olmadığını, milletvekili gerçek olmayan bu söylemlerini eğer kanıtlarsa Mürşit Uz olarak sahip olduğum diplomamı yırtacağım bilgisi danışmanı aracılığıyla milletvekiline iletilmiştir. Şahsıma yöneltilen haksız ve mesnetsiz iddiaların her birinin yalan ve açıkça iftiralar olduğunu, yalnızca karalama amacı taşıdıklarını, kamuoyuna delilleri ile birlikte sunmak, doğruyu ve gerçeği paylaşmak için bu basın açıklamasını yapıyorum.  Değerli Basın Mensupları Milletvekilinin bu sözlerinin doğru olmadığını Örneklerle ve Resmi Belgelerle kanıtlayacağım.

Şöyleki;

Milletvekili ne demişti?

1 - Mürşit Uz’un hakimin öz yeğeni, yani hakimin ablasının oğlu olduğunu söylemişti.

Cevap- 1

Değerli Basın Mensupları Nüfus Müdürlüğünden;  Annemin Nüfus kayıt örneğini çıkardım.  Annemin 2 tane Erkek kardeşi vardır. Birisinin ismi; Fehmi Acar, diğerinin ismi ise; Mustafa Acar, yani benim iki tane dayımın vardır. Bunlardan birisi olan Fehmi Acar; Denizli’de Tekstil işi ile uğraşır, Diğeri ise Mustafa Acar 77 yaşında olup, oda köyde yaşamaktadır. Vekilini söyledikleri Kesinlikle yalandır. Yani Benim hakim olan bir dayım yoktur. İşte ailemin Nüfus Kayıt Örneği buradadır. İşte Resmi Belge,  İşte Gerçek olan durum budur.

Şimdi soruyorum.

Sayın milletvekili hani hakim Dayım Nerede? Var mı? eliniz de bu şekilde resmi bir belge? Siz elinizde hiçbir resmi belge olmadan; Türkiye Büyük Millet Meclisinde, 83 Milyonun gözü önünde Türkiye Cumhuriyetinin Bağımsız Mahkemelerinde görev yapan bağımsız yargı organı – yargı mensubu bir hakimin Mürşit Uz’un dayısı olduğunu, Mürşit Uz’un o hakimin ablasının oğlu olduğunu ve öz yeğen olduğunu söylediniz, Buyurun sayın vekil, benim o hakimin ablasının oğlu olduğumu ve öz yeğeni olduğumu İspatlayın. İspatlayamazsınız? Çünkü; siz Türkiye Büyük Millet Meclisinde; Bütün Türk Milletine “Gerçek Dışı’’söylemlerde bulundunuz.  Sizin bu söylemleriniz, hem şahsıma ve hem de bağımsız yargı mensuplarına kara çalmak için yapılmış bir açıklamadır.

Cevap- 2

Bilirkişi- Konkordato ücretleri Adalet Bakanlığının Türkiye’deki Tüm Mahkemelerde kullanılan UYAP üzerinden, Mahkeme Veznesi tarafından yasal vergilerde düşüldükten sonra Bilirkişilerin ve Komiserlerin banka hesaplarına gönderilmektedir.  Gelelim şimdi Bilirkişilik, Kayyımlık ve Komiserlik yaparak 1.000.000 TL üzerinde aylık maaş ve gelir almadığımın ispatına; Şöyleki, Bilirkişilik, Kayyımlık ve Komiserlikte yani bu 3 dalda toplam aylık gelirim 1.000.000,00 TL olduğunu var sayarsak, 1.000.000 TL‘yi  bu 3 dala böldüğümüzde her dala aylık olarak 333.000 TL maaş düşmektedir. Değerli basın mensupları dava dosyalarında bilirkişilik ücreti ortalama 300 TL’dir. 333.000 TL aylık Bilirkişi gelirini, 300 TL olan bilirkişi ücretine böldüğümüzde;  Aylık 1.110 adet dava dosyasında bilirkişilik yapılması gerekmektedir. Yani ayda 1.110 adet dava dosyasını inceleyip bunun raporunu yazarsam ayda 333.000 TL alabilirsin demektir.

Değerli basın mensupları bir bilirkişi raporu ortalama 10-20 sayfa arasında olabilir. Ortalama 15 sayfa baz alındığında Aylık yazılması gereken 1.110 adet bilirkişi raporu toplamda 16.650 sayfa yapmaktadır. (1110 adet dosya x 15 sayfa= 16.650 sayfa) 

Değerli Basın mensupları bu 16.650 sayfalık raporu / 30 gün böldüğümüzde  = 1 günde  555 sayfalık Bilirkişi Raporu yazmam gerekmektedir.  Aylık 1.110 adet dava dosyasını 30 güne bölersek günde 37 adet dava dosyası yapmaktadır. Bir dava dosyasında ise bir davacı, bir davalı olmak üzere en az 2 taraf bulunmaktadır. Yani 37 adet dava dosyasının raporunu yazmak için (37 x2=74) bir günde 74 adet işyeri-fabrika veya işletmenin ticari defter ve kayıtlarını inceleyip bilirkişi raporu hazırlamış oluyorum demektir.  37 adet bilirkişi raporu toplamda 555 sayfa demektir. ( 37 x 15 = 555 ) Değerli basın mensupları bırakın günlük 555 sayfalık rapor yazmayı, günlük 555 sayfalık rapor okunmaz bile, sizler 555 sayfalık kitabı 1 günde okuyabilir misiniz?

Türkiye Büyük Millet Meclisinde; 83 Milyonun gözü önünde milletin kürsüsünden yalanları doğruymuş gibi okuyan sayın vekilinin kendisi + danışmanı ve il başkanı 3’ü birlikte dahi bir günde toplamda 37 adet dosyada 555 sayfalık bilirkişi raporunu yazamazlar. Hatta vekil kendisine 10 tane danışmanı da tutmuş olsa,  10 danışmanında hepsi bir günde 37 adet ve ortalama 555 sayfalık bilirkişi raporunu yazamaz. Bu mümkün değildir. Yazarsa buyursun vekil yazsında görelim.

Değerli Basın mensupları başka bir örnek daha vermek gerekirse Aylık 1.110 adet dava dosyası demek yılda x 12 =  13.320 adet dava dosyası demektir. Her dava dosyasında en az 2 taraf vardır. Biri davacı diğer ise davalıdan oluşur.  13.320 x 2 taraf = bu da 26.640 adet işletme- fabrika -işyeri yapar. Bu demek olur ki ben Mürşit Uz olarak Denizli’de 1 yılda 26.640 adet işyeri-fabrika veya işletmenin ticari defter ve kayıtlarını inceleyip bilirkişi raporu hazırlamış oluyorum demektir.  Denizli de 1 yılda 26.640 adet iş yeri davalık mı oluyor. Sizce bu mümkün mü? Bu durum Ne akla, ne mantığa uygun değildir.     

Değerli basın mensupları, Vekilin söylediği aylık Gelir Elde edebilmek için; Kayyımlık dalında; aylık gelirin hesaplanmasını yapacak olursak, Kayyımlık dava dosyalarında ortalama gelir 4.000 TL’dir. Aylık 333.000 TL Kayyımlık gelirini, 4.000,00 TL olan Kayyımlık ücretine böldüğümüzde; (333.000 TL / 4.000 TL = 83 ) 83 adet dava dosyasında Kayyımlık yapılması gerekmektedir. Denizli Ticaret Mahkemesinde Kayyımlık davasını açan şirketlerin sayıları ve bu şirketler de kimlerin Kayyım olduğu hem Denizli Ticaret Mahkemesi kayıtlarında, hem de Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında mevcuttur. Vekilin söylediği gibi geliri elde edebilmek için Denizli’ de şuan 83 adet dava dosyasında Kayyımlık olarak görev yapıyor olmam gerekmektedir. Ancak Denizli’de 83 adet Kayyımlık yapılan dava dosyası mevcut değildir. Denizli Ticaret Mahkemesi tarafından görevlendirildiğim şuan aktif 2 şirkette kayyımlık görevim devam etmektedir. Bu 2 şirketten elden edilen geliri ise aylık toplamda 8.500 TL’dir.  Ayrıca; yasa gereği 1 kişi aynı anda en fazla 5 adet dosyada kayyımlık görevi yapabilmektedir.   

Değerli basın mensupları, Vekilin söylediği aylık Gelir Elde edebilmek için; Komiserlik dalında; aylık gelirin hesaplanmasını yapacak olursak, Konkordato dava dosyalarında ortalama aylık Komiserlik ücreti  3.000 TL’dir. Aylık 333.000 TL Komiserlik gelirini, 3.000,00 TL olan Komiserlik ücretine böldüğümüzde; (333.000 TL/3.000 TL = 111 adet  )  111 adet konkordato dava dosyasında Komiserlik yapılması gerekmektedir. Denizli Ticaret Mahkemesinde Konkordato davasını açan şirketlerin sayıları ve bu şirketler de kimlerin Komiser olduğu hem Denizli Ticaret Mahkemesi kayıtlarında hem de Denizli Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarında mevcuttur.  Vekilin söylediği gibi geliri elde edebilmek için Denizli’ de şuan 111 adet Konkordato dava dosyasında Komiser olarak görev yapıyor olmam gerekmektedir. Ancak Denizli’de 111 adet Konkordato dava dosyası mevcut değildir. Denizli Ticaret Mahkemesi tarafından konkordato ilanı yapılan şirketlerin sayısı en fazla 42 adet çıvarındadır.

Denizli Ticaret Mahkemesinde 42 adet civarında Konkordato dava dosyası açılmış olup, Bu 42 adet dava dosyasında Mali Müşavirlerden, Avukatlardan ve çeşitli meslek dallarından olmak üzere toplam 117 tane konkordato komiseri görevlendirilmiştir. Bu 117 adet komiserlerin ortalama aylık toplam kazancı, 351.000 TL yapmaktadır. (117 x 3.000 TL = 351.000 TL)  Altını çiziyorum ismi açıklanan hakimin görev yaptığı Denizli Ticaret Mahkemesinde benim ise 1 tane şirkette Konkordato Komiserliğim vardır. Bununda Aylık gelir Net ; 2.527,23 TL’dir.  42 adet Konkordato dava dosyasında görevli olan toplam 117 adet civarındaki tüm komiserlerin aylık toplam gelirleri 351.000 TL yaparken Nasıl oluyor da görev yaptığım 1 dosyada benim aylık gelirim 1.000.000 TL’ye ulaşıyor. Bu durum ne akla nede mantığa uygun değildir. Bu durum hayatın olağan akışına aykırıdır. Ayrıca; yasa gereği 1 kişi aynı anda en fazla 5 adet dosyada komiserlik görevi yapabilmektedir.  Denizli Adliyesi Mahkemeleri tarafından yapılan Bilirkişilik + Kayyımlık ve Komiserlik görevlerinde ortalama aylık gelirim 12.000 TL civarındadır.   Milletvekili Sayın Yasin Öztürk’ün 12.04.2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclis kürsüsünden yapmış olduğu gerçek dışı açıklamaların hepsi de;  Tüm hukuk dışı iş ve işlemleri Mahkemelere konu olmuş ve bağımsız Mahkemelerce yapılan yargılamalarda haksız bulunmuş, Ağır Ceza Mahkemesinde de  ‘’dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarından yargılanmış, yapılan yargılama sonucunda 5 yıl hapis cezası alan sözde işadamının ortağı olduğu şirkette 3 kişi Kayyım olarak atandık, bu sözde işadamı bizleri sürekli olarak görevimizden istifaya zorlamakta ve  görevden el çektirilmek için bizlere baskı uygulamaya çalışmaktadır. Bu sözde işadamının yapmış olduğu bir takım haksız uygulamalarına biz kayyım heyeti olarak karşı çıkmış olmamız sonucunda, bu sözde işadamının kayyım heyetini hedef alarak yazmış olduğu tehdit ve hakaret içerikli mektupların aynısı bu defa milletvekiline verilmiş ve milletvekili de bunu hiç bir araştırma yapmadan meclis kürsüsünden okumuştur.  Yani bu sözde iş adamı hukuksal yollardan istediğini alamaması sonucunda milletvekili aracılığıyla amaçlamış olduğu hedeflerine ulaşma çabasına girmiştir. Milletvekilin yapmış olduğu açıklamalar hiçbir şekilde kabul edilemez olup, bu açıklamaların aslı / astarı yoktur. Hiç bir somut belgelere dayanmamaktadır. Tümüyle Gerçeğe Aykırı beyandır.  Bir milletvekili; sözlü ve yazılı soru sorma hakkına sahip olduğu gibi, Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde normal vatandaşlara göre bilgilere kolaylıkla da erişebilen kişidir. Hiçbir araştırma yapmadan genç ve eğitimli kişilerin ‘’kişilik haklarına’’ saldırmak doğru bir davranış biçimi değildir. Milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde,  yapmış olduğu gerçek dışı söylemlerle ‘’Kürsü dokunulmazlığını da’’  arkasına alarak;  En başta Türkiye Cumhuriyetinin Yargı Sisteminin Saygınlığını acımasız bir şekilde kin ve nefret duygularıyla karalamaya kalkışmış, böylece hem şahsıma ve hem de bağımsız yargı mensuplarına kara çalmak için şekilden şekle girmiştir.

SONUÇ OLARAK;

1- Sayın milletvekilinin aslı/astarı olmayan gerçek dışı söylemlerinin tamamı  ‘’Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” Ata sözünde olduğu gibi sona ermiştir. Gerçekler ise her zaman olduğu gibi  apaçık gün yüzünde durmaktadır.

2- Sayın milletvekili Yasin Öztürk 2 gün içinde; Basının Karşısına çıkıp Özür dilemez ise; Kendisi hakkında her türlü yasal yollara başvuracağımı,

3- Sayın milletvekili Yasin Öztürk’ün asılsız ve gerçeğe aykırı söylemleri nedeniyle; hakkında maddi ve manevi tazminat davası açacağımı ve bir kişiye gerçek dışı söylemler de bulunmanın bu kadar kolay olamayacağını da belirterek, siz değerli basın mensupları aracılığıyla Kamuoyunun bilgisine sunarım.” İfadelerinde bulundu.

Yazar: Meriç Ulukuş
Eklenme Tarihi : 30.04.2020 23:19:00
Yazar : Meriç Ulukuş
Eklenme Tarihi : 30.04.2020 - 23:19:00