İDDİALAR KARŞISINDA “ÇIT” ÇIKMIYOR!

Suç örgütü lideri Sedat Peker, son günlerde açıkladığı iddialar gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Süleyman Soylu ile başlattığı iddialar da son olarak Demirören, Sarıgül ile devam etti. Bugün ise Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, eski Başbakan Mesut Yılmaz ve iş adamı Mehmet Cengiz ile ilgili paylaşımları gündem oldu.  Suç örgütü lideri Sedat Peker'in 'beşli çete' olarak anılan yandaş şirketlerden Cengiz Holding'in sahibi Mehmet Cengiz'in anlaşma karşılığında 5 milyon lirayı Zafer Salman aracılığıyla aldığını öne sürmesinin ardından Salman açıklama yaptı. Peker'in önceki iddialarını da doğrulayan Salman, "Sedat Peker ne dediyse doğrudur. Sedat Bey bu konuyu gündeme getirmeseydi, ben de söylemeyi düşünüyordum." ifadelerini kullandı. Salman, "Ben hem Mehmet Cengiz'in hem de Sedat Peker'in akrabasıyım. Peker'in halasının oğluyum, Cengiz de annemin amcasının oğlu olur. Bu denli birbirimize yakınız. Biz bu memleket için her şeyi yapabilecek insanlarız. Sedat Peker ne dediyse doğrudur. Sedat Bey bu konuyu gündeme getirmeseydi, ben de söylemeyi düşünüyordum. Devletin bileceği bir şey varsa savcılarla da paylaşırız. Bizde söz namustur. Peker'in dedikleri bu zamana kadar hep doğru çıkmıştır" ifadelerini kullandı. 'İddiayı resmiyete dökecek bir belge, görüntü var mı?' sorusuna ise "Belge var ya da yok. Gerekirse savcıya anlatırım. Bu konuda şimdi bir şey demem uygun olmaz..." şeklinde yanıt verdi.

NE OLMUŞTU?

Suç örgütü lideri Sedat Peker; bugünkü paylaşımında, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın kumarhane görüntüleri karşılığında cezaevinden çıktığını, buna aracılık eden ismin ise 'beşli çete' olarak bilinen Cengiz Holding'in sahibi Mehmet Cengiz olduğunu söylemişti. "Bugün size akrabam olan Mehmet Cengiz’i anlatacağım. Beşli çeteye böylelikle ilk selamımızı vereceğiz" ifadelerini kullanarak söz konusu iddialarına ilişkin şu ifadeleri kullanmıştı: "Her şey planladığım gibi gitti. Kamuran Çörtük Mesut Yılmaz’a kumar kasetlerinin bende olduğunu söyleyince Mesut Yılmaz, akrabam olduğunu bildiği için 1998 senesinde Kırşehir Cezaevi’ne Mehmet Cengiz’i yanıma ziyarete yolladı. Ben de kasetin doğru olduğunu ancak Kamuran Çörtük’e vermediğimi söyledim. Mehmet Cengiz, Mesut Yılmaz ve Turgut Yılmaz inanmak için kaseti görmek isterler dediğinde cezaevindeki telefonumdan aradım (o zaman cezaevleri benim için çok rahattı). Mesut Yılmaz ve Bakan Cavit Kavak’ın içinde olduğu bir dakikalık bölümünün görüntüsünü Mehmet Cengiz İstanbul’a döner dönmez kendisine teslim ettirdim. Yaptığımız pazarlık Mehmet Cengiz’in ziyaretinden sonraki ilk mahkemede tahliye olacağım ve uğradığım maddi kaybın telafi edilmesi için 5 milyon dolar ödemeleri yönündeydi. Anlaşma sağlandı. İlk 2,5 milyon dolarını peşin aldım. Kalan 2,5 doları da ortak akrabamız olan Zafer Salman vasıtası ile teslim aldım (paralar Mehmet Cengiz tarafından Zafer Salman’ın hesabına gönderildi bir kısmı da Zafer Salman’a elden teslim edildi.). O dönem Mesut Yılmaz’ın yakını olan, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin başsavcısı olan Engin Baltacı’nın organizasyonu ile tahliye edildim. Aylarca cezaevine girmeden önce basın kuruluşları temiz toplum çığırtkanlığı yaparken o kadar ağır cezalarla yargılanırken tahliye olmam ülkenin gündemini allak bullak etti. Tüm halkı temiz toplum masallarıyla uyutmaya devam ederken biz devrin başbakanıyla bu filmleri çeviriyorduk. Bu hikayeyi tüm Türkiye ilk defa öğreniyor (bana lütfen inanın, temiz toplum diye bir şey yoktur çünkü insan kirlidir. Sadece güzel kandıranlar vardır.). Bu sahtekar Ertuğrul Özkök var ya, o tarihteki temiz toplum projesinin başında o vardı. O zaman da prim alıyordu, şimdi de prim alıyor. Mehmet Cengiz telefon konuşmasında milletin a...na koyacağız diyor, bu ülkedeki tüm fakirleri kurtaracak vergi borçları siliniyor, ülkenin bütçesinin neredeyse yarısını beşli çetenin diğer dört ailesiyle beraber çalıyorlar, halen daha “size çete denmesini ben tasvip etmiyorum” diyor."

Yazar: Meriç Ulukuş
Eklenme Tarihi : 5.07.2022 17:11:00
Yazar : Meriç Ulukuş
Eklenme Tarihi : 05.07.2022 - 17:11:00