İKİ İSTİKLAL MADALYALI MÜFTÜ!

Denizli, Milli Mücadele döneminde etkin rol üstlenmiş, adı sıklıkla gündeme gelen illerimizdendir. 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’in Yunanlılar tarafından işgaline, il merkezinde gerçekleştirilen telin mitingi ile ilk düzenli ve planlı tepkiyi veren, sonrasında aynı tepkinin ilçelerinde verildiği ildir. Denizli merkezde Müftü Ahmet Hulusi Efendi, Çal’da Müftü Ahmet İzzet Efendi, Sarayköy’de Müftü Ahmet Şükrü Efendi, Acıpayam’da Müftü Hasan Efendi, Tavas’ta Müftü Cennetzade Tahir Efendi, Buldan’da Müftü Mehmet Efendi, Çivril’de Çorbacıoğlu Hasan ve Mehmet Ali Ağa önderliğinde vatanın kurtuluşu için mücadele başlatılmış ve Heyet-i Milliyeler kurulmuştur. Çal-Süller beldesinde 1875 yılında doğan Ahmet İzzet Efendi, Süller’de ve İstanbul’da iyi bir eğitim almıştır. 1910 yılında Çal müftülüğüne atanmıştır. Çal Heyet-i Milliyesi’nin kurulmasına büyük destek vermiş ve başkanlığını yapmıştır. Müftü Ahmet İzzet Efendi, Çal ve çevresinden topladığı gönüllüler ile Aydın-Köşk cephesinde düşmanla çarpışmıştır. Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına büyük katkılar yapmıştır. Zaferden sonra teklif edilen milletvekilliği görevini istemeyerek eğitim görevini sürdürdü. Mücadelelerinden dolayı iki İstiklal madalyası ile onurlandırılmıştır. 1952 yılında Hakk’a yürümüştür.

125b2184-f9b8-4d03-85bc-316464578f85.jpg

HAYATI

1875 (H.1292)’te Denizli-Çal İlçesi Süller Beldesi’nde doğdu. Babası Müftüzâde Hacı Mehmet Hamdi Efendi’dir. İlk ve orta öğrenimini Süller Medresesinde tamamladı. Öğrenimini İstanbul-Fatih’te ÜmmüVeled Medresesinde sürdürdü. İstanbul’da bir dönem ‘fetva eminliği’ görevi yapan Muğlalı Ali Rıza Efendi (1861- 1943)’den dini ilimleri, Hoca Mustafa Efendi’den astronomi ve matematik gibi müsbet bilimleri okudu. 22 Eylül 1909’da üstün başarı ile “Müderrislik” diplomasını aldı. Arap ve Fars dillerini öğrendi. Öğrenimini tamamladıktan sonra Çal-Süller’e dönerek babasının da görev yaptığı medresede ders vermeye başladı. Hocalığı, tam anlamıyla kendini öğrencilerine feda eden, onları iyi yetiştirebilmek için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan, konaklamalarından yiyip içmelerine, giyim kuşamlarına kadar her şeyleriyle ilgilenen bir portredir. Süller Medresesindeki hocalıktan sonra, kardeşi Mustafa Hulusi Bey’in başka göreve atanması üzerine, 12 Temmuz 1910’da Çal Müftülüğüne atandı. Çal Müftülüğü ile birlikte uzun süre yürüttüğü Evkaf Komisyonu Başkanlığına getirildi.

f7398217-6553-4d27-bd61-39b6ce6d4af6.jpg

MİLLİ MÜCADELE YILLARI

18 Ocak 1919 tarihinde toplanan Paris Barış Konferansında İzmir ve Ege Bölgesinin Yunanlılara bırakılması kararlaştırılmıştı. Bunun üzerine 17-19 Mart 1919 tarihleri arasında, İzmir’de, Müdafa-i Hukuk ve Redd-i İlhak Kongresi toplanmıştır. Bu kongreye Çal yöresini temsilen Müftü Ahmet İzzet Efendi ile Belevili Yusuf Ağa (Başkaya) temsilci olarak katılmışlardır. İzmir valisi ve bölge komutanı Nureddin Paşa, Yunanlıların İzmir’e çıkartma yapacağını ve Batı Anadolu’nun düşman işgaline uğrayacağını önceden biliyor ve bu duruma karşı halkı bilinçlendirmeye ve teşkilatlandırmaya çalışıyordu.  Kongre dönüşü Ahmet İzzet Efendi, Çal Çarşı Camisinde vaazlarında ve ahali ile olan sohbetlerinde yaklaşan tehlikenin büyüklüğü ve acımasızlığı hakkında halkı aydınlatmıştır. 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edilmesi tüm yurtta olduğu gibi Çal’da da büyük bir üzüntü ve infiale neden olmuştur. Yunanlıların İzmir’i işgal etmesi üzerine gerçekleştirilen ilk protesto mitingi, işgalden yaklaşık dört saat sonra Denizli’de gerçekleştirilmiştir. 17 Mayıs 1919’da Yunan işgalini protesto etmek için Çal’da bir miting düzenlenmiştir. Müftü Ahmet İzzet Efendi, burada halkı coşturan, vatan topraklarının savunulması ve mücadele edilmesi gerekliliğini vurgulayan bir konuşma yapmıştır. Denizli’de Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin başkanlığında başlatılan mücadeleyi desteklemelerinin gerekliliğini anlatır. Milli Mücadele’ye katılmayı, silahlı mücadeleyi, Denizli Heyet-i Milliyesi ile birlikte hareket edileceğini, bunları kabul edenlerin bir “ahitname” imzalamalarını ister. Ve Milli Mücadele azmini, inancını ve ruhunu en güzel biçimde dile getiren “ahitname” hazırlanır. İmza altına alınan Ahitname şöyledir, “Efendim! Baladaki muharrer esami sahipleri, cümlemiz dinimizi, vatanımızı, namusumuzu vikaye için size iştirak etmeye söz veriyoruz. Buna dair her ne emir olursa tenfisine amadeyiz. Eğer muhalif olunursa kendimizi ve katlimizi helal ederiz.” Bu Ahitnamenin altına toplantıda bulunan 20 kişi imza atmıştır. Böylelikle de Çal Heyet-i Milliyesi kurulmuş ve çalışmalarına başlamıştır.

452b66a3-79ef-414b-9891-5a5b900e539a.jpg

HEYET

Çal Heyet-i Milliyesi’nin başına Müftü Ahmet İzzet Efendi getirilmiştir. Çal Heyet-i Milliyesi şu isimlerden oluşmuştur.

Müftü Ahmet İzzet Efendi,

Çal Belediye Başkanı Hacı Mehmet Ağa,

Derviş Ağa oğlu Necip Bey,

Ortaköylü Emin Efendi,

Ortaköylü Şakir Ağa (İkiz),

Hacı Mahmut Efendi,

Ahmet Ağa oğlu Derviş Efendi,

Yedek Subay Ahmet Akşit Bey,

Damatoğlu Karayazılı Abdullah Efendi,

Alanyalı İzzet Efendi,

Hacı Ahmet Efendi,

Ahmet oğlu Osman Efendi,

Hacı Mustafa oğlu Tevfik Efendi,

Arap oğlu Ahmet Efendi,

Abdurrahman Ağa,

Hacı Mehmet Ağa oğlu Zekeriya Efendi,

Abdurrahman oğlu Sadık Efendi,

Zeybek oğlu Ali Ağa,

İbrahim Çavuş,

Ahmet Çavuş oğlu Hüseyin,

Bekir Ağa oğlu Mustafa,

Bekir Ağa oğlu Rıza Efendi.

e54ea196-6b5f-426c-ab42-31e1b49143ff.jpg

YUNAN KOMUTANIN ÖFKESİ…

Müftü Ahmet İzzet Efendi, Çal ve çevresinden topladığı gönüllüler ile Çal müfrezesini oluşturmuştur. Yüz gönüllüden oluşan Çal Müfrezesi, 20 Temmuz 1919 günü Çal’dan Müftü Ahmet İzzet Efendi komutasında cepheye ulaşmak için hareket etmiştir. Müftü Ahmet İzzet komutasındaki Çal Müfrezesi, Aydın-Köşk cephesinde düşmanla çarpışmıştır. Milli Mücadele’nin sona erdiği güne kadar gönüllü toplamaya, cepheye silah, para ve cephedeki ihtiyaçları temine uğraşmış ve cephelerde savaşmıştır. Yunanlılar Çal- Süller kasabasını işgal edip karargâhını kurduktan sonra Müftü Efendi’nin milli duruşu, inancı ve direnişi karşısında öfkelenen Yunan komutan, “ O müftü nerede? Onu sarığına dolayıp boğacağız” diyerek evini ve kitaplarını yakmışlar ve Çal bölgesinde direnişi psikolojik olarak kırmak amacıyla karargahlarını özellikle Süller’e taşımışlardır. Bu dönemde ne yazık ki, Süller Medresesi yakılıp, tahrip edilmiş, birçok kitap yakılmış, yırtılmış ve yok edilmiştir. Aile bireylerinin kurtarabildiği az sayıdaki kitap, Denizli İmam-Hatip Lisesi Kütüphanesine bağışlanmıştır.

c7e7f746-a5d5-4f7f-994d-201b4bd6ba16.jpg
c7e7f746-a5d5-4f7f-994d-201b4bd6ba16.jpg

MİLLETVEKİLLİĞİNİ RED EDİŞİ…

Kurtuluş Savaşı’nın kazanılması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasına büyük katkılar yapmıştır. Zaferden sonra teklif edilen milletvekilliği görevini istemeyerek eğitim görevini sürdürdü. Mücadelelerinden dolayı iki İstiklal madalyası ile onurlandırıldı. Müftü Ahmet İzzet Efendi, Kurtuluş Savaşının kazanılması ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra ömrünü büyük bir alçak gönüllülükle, gösterişsiz, sade ve elde edebileceği birçok dünyevi mal, mülk ve makamı istemeyerek yaşadı.Yöresindeki ve çevresindeki ihtiyaç sahibi insanlara ve onların çocuklarına bütün varlığını harcayarak hizmete koştu. Yardımlarıyla birçok yetenekli, zeki gencin, okuyup yetişmesini sağladı. 29 Nisan 1950 tarihine kadar Çal Müftülüğü görevine devam etti. Bu tarihte kendi isteği ile emekli oldu. 1952 yılında Hakk’a yürüdü. Cenazesi Süller’de evinin yakınındaki caminin (bugünkü Müftü Ahmet İzzet Efendi Camisi) haziresine defnedildi. Mezar taşının kitabesinde 4 (dört) beyitten oluşan bir şiir yazılıdır. Kitabedeki şiir ise şu şekildedir.

Pek sezadır hatmi Kur’an eyle sen şu yatana

Müşkülatlı bir zamanda hizmet etti vatana

Bir tabur asker gönüllü yardım etti atana

Olmasaydı kim bakardı can alıb can satana

Manevi maddi cihetten çok aradı çareler

Her cihetten çok çalıştı Müftü Hacı İzzet Çalgüner

Bari bir ihlas ile bir fatiha sun ruhuna

Cennet’ül-mevada daim bir makamı buluna…

b149887b-fa43-41f0-8506-a7cc041a419e.jpg

TARİHİ OKUL VE SONRASI…

Müftü Ahmet İzzet Efendi 1928 yılında “Gazi Mektep” adında bir okul yaptı. Nu tarihi okul 24.03.2019 tarihinde üzücü bir şekilde alev alev yandı. Tüm Çal İlçesinde yaşayan vatandaşlar bu durumu gözyaşları içerisinde izledi. Tarihi Gazi Mektep yanarak küle döndü. Bu yangından sonra Gazi Mektep’in yeniden restore edilmesi kararlaştırıldı. İşte o tarihte yaptığımız haber. Okumak için aşağıdaki linke tıklayınız…

GAZİ MEKTEP ALEV ALEV…

https://www.mericulukus.tv/haberler/gazi-mektep-alev-alev-

4406f02a-17cf-454d-968f-37f8678f2447.jpg
Yazar: Meriç Ulukuş
Eklenme Tarihi : 20.11.2020 04:56:00
Yazar : Meriç Ulukuş
Eklenme Tarihi : 20.11.2020 - 4:56:00