UNUTULMASINA  ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ!

13 Mayıs 2014’te aralarında 5 meslektaşımızın da bulunduğu 301 maden emekçisi, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Eynez Kömür Ocağı’nda meydana gelen facia sonucu hayatını kaybetti. Ülkemizin yaşadığı en büyük iş cinayetinin üzerinden beş yıl geçti. Hayatını kaybeden maden emekçilerini büyük bir saygıyla anıyor ve yaşanan büyük acıyı unutmayacağımızı, unutturmayacağımızı bir kez daha ifade ediyoruz. İş cinayetlerini kader ve fıtrat olarak değerlendiren anlayış son bulmadan, bu ve benzeri, adeta geliyorum diyen faciaları engellemek mümkün değildir. Soma’da yaşanan kaza değil cinayettir. 301 maden emekçisinin ölümü kader değil katliamdır. Bu katliamın gerçek sorumluları ise hala kamuoyu önünde hesap vermemiştir. Soma Davası’nın gerçek sorumlularının açığa çıkarılması için sonuna kadar takipçisi olacağımızı tüm platformlarda dile getirdik. Ne yazık ki; böylesine büyük bir facianın ardından sorumluların görünen bir kısmının yargılandığı Soma Davası bu haliyle kamuoyunu tatmin etmemiştir. Yine üzülerek belirtmek isteriz ki,5'i tutuklu 51 sanıklı davanın temyiz başvurusunu inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, mahkemenin verdiği kararı onayıp, 15 yıl hapis cezasına hükümlü Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan'ı tahliye etmiştir. Bilimsel ve teknik veriler göstermektedir ki, katliamın sebebi yeterli ve gerekli önlemlerin alınmamasıdır. Ocaktaki yangın eski imalat panolarında bırakılan kömürlerin oksijenle temas etmesi sonucu içten içe yanması biçiminde gerçekleşmiştir. Bu yarım yanma sonucu karbon monoksit gazının ocak içinde birikmesi ve yangının uzun bir süre tespit edilemeden devam etmesi sonucu facia meydana gelmiştir. Bu yangında boşalan kızgın malzeme, galeri ekipmanlarının yanmasına neden olmuş, kömürün içeriğinden ve malzemelerin yanmasından ortaya çıkan zehirli gaz basınçla yayılarak maden emekçilerinin ölümlerine neden olmuştur. TMMOB olarak, hazırladığımız bilimsel, teknik araştırma ve raporlar ile gerçeğin objektif bir biçimde açığa çıkarılması için üzerimize düşeni yapmaya çalıştık ve çalışmaya devam edeceğiz.

Hiç kuşku yoktur ki; Soma katliamında sorumluluk sadece, yapılan tüm uyarılara karşı üretimi artırmak için tüm normları hiçe sayan şirketin değildir. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş., TKİ, MİGEM, ETKB, ÇSGB ve Hükümet yaşanan tüm maden facialarında olduğu gibi sorumludurlar ve hesap vermelidirler. Türkiye’de uygulanan politikalarla üretim; teknik bilgi ve alt yapı olarak yetersiz, deneyimi ve deneyimli uzmanı bulunmayan kişi ve şirketlere bırakılmıştır. Kamusal denetimin de yeterli ve etkin bir biçimde yapılamaması iş cinayetlerinin Soma’da olduğu gibi katliama dönüşmesine neden olmuştur. Ülkemiz, iş cinayetlerinde, işçi ölümlerinde Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer almaktadır. Bu facia, hem “madencilik” hem de “işçi sağlığı ve güvenliği” alanında son 15 yıldır ağırlaştırılmış bir biçimde sürdürülen “özelleştirme”, “piyasalaştırma” ve “taşeronlaştırma” politikalarının bir sonucudur. Bugün işçiyi her türlü korumadan uzak bırakan, mühendis ve hekimi iş kazaları tazminatlarından sorumlu tutan, işvereni ve iş yaşamını denetlemekten sorumlu olan devleti ise her türlü sorumluluktan arındıran bir politika ile karşı karşıyayız. Soma`da 13 Mayıs 2014 günü yaşanan facianın ana nedenleri; uygulamaya konulan özelleştirme, rödevans, taşeronlaştırma, örgütsüzleştirme, köleci çalışma sistemi; kamu madenciliğinin yok edilmesi ve kamu kurumlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve birikiminin dağıtılması gibi neoliberal politikalardır. Bunca çabanın, emeğin bir tek amacı vardır; Bu faciaların bir kez daha yaşanmaması için gerekli önlemler alınsın, dersler çıkarılsın. Yeni acılar yaşanmasın, yeni ölümler olmasın, yeni cinayetler işlenmesin!

Yazar: Meriç Ulukuş
Eklenme Tarihi : 13.05.2019 15:07:00
Yazar : Meriç Ulukuş
Eklenme Tarihi : 13.05.2019 - 15:07:00